Tüm Zamanların En İyi Savaş Filmleri
Savaş sinema dünyası için hep ilgi çekici konulardan birisi olmuştur. Fakat ilgi çekici olmasının yanında iyi bir savaş filmi oldukça yüksek bütçeleri göze almak demektir. İşte sinema dünyasında tüm zamanların en iyi savaş filmleri.

Napolyon - Napoléon (1927) Abel Gance
Sessiz film ve ötesine dair bütün tekniklerin en iyi şekilde kullanıldığı, Napolyon'un hayatını altı bölümde anlatan, Gance'ın hem yazıp hem yönetip hem de oynadığı epik film.
Sinema tekniği açısından muazzam olmasının yanında, üç görüntünün aynı anda yan yana yansıtılması ile ortaya çıkangeniş perde (cinemascope) gibi pek çok buluş içermektedir. Pek çok kamera oyunu ve dinamik kurgusu ile zamanına ait görünmeyen, aşmış bir sessiz filmdir. zamanın şartlarına göre kulağa imkansız gelse de, el kamerası bile kullanılmıştır.
Film Napoleon'un okul günlerinden, İtalya ordusunun başına geçip İtalya'ya girmesine kadarki hayatını, fransız devrimiyle, Maximillien Robespierre, Georges Jacques Danton, Jean Paul Marat, Louis de Saint Just gibi devrimin öncü şahsiyetlerinin eylemleriyle paralel olarak anlatır. Abel Gance'ın bir nevi idolü olan Napoleon son derece yakışıklı, kararlı ve delikanlı, tam bir kahraman gibi tasvir edilmiştir. Film ayrıca özellikle İtalya'nın işgali gibi sahneler yüzünden bazılarınca faşist damgası yemiştir.

Bir Ulusun Doğuşu - The Birth of a Nation (1915, D.W. Griffith)
D.W. Griffith'in sessiz filmi Bir Ulusun Doğuşu, gerçek tarih tezinin aksi bir görüşü, üstelik şimdi izlendiğinde epey rahatsız edici bir tonda sunuyor. Siyahları yüzü boyanmış beyazlar oyunuyor vb... Öte yandan sinema tekniğinin sabit tek bir kamerayla teatral bir şekilde kayıttan ibaret olduğu bir dönemde, film montajı adına bir çok devrime imza atıyor.
Pudovkin'in Ana'sıyla birlikte, tüm dünyadaki film okullarında kurguya getirdiği yenilikler birlikte ders olarak okutuluyor.
Amerikan İç Savaşı tüm şiddetiyle ülkeyi kasıp kavurur. İnsanlar yakınlarını kaybeder. Aileler dağılır. Savaş biter. Birlikten ayrılmak isteyen Güney eyaletlerinin kurduğu Konfederasyon yenilmiştir. Yeniden Yapılanma Dönemi başlar. Kölelik yasaklanır. Başkan Lincoln'ün suikastiyle, yeni oluşan güven ortamı yerini kaos ve anarşiye bırakır.
Özellikle güney eyaletlerinde çeteciler beyaz çiftlik sahiplerine saldırır ve ailelerine göz açtırmazlar. Polis gücüne katılansiyahlar ve melezler beyazları taciz eder. Bunun üzerine asayişi sağlamak üzere "Klan" kurulur. Haçlı şövalyelerini andıran giysileriyle Ku-Klux-Klan üyeleri gecelerin hakimidir artık. Devletin sağlayamadığı adaleti onlar getirir.

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - All Quiet on the Western Front (1930)
Film, bir grup acemi, genç Alman askerinin, 1. Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığılya sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres'in canlandırdığı Paul Baumer'in de filmde dedikleri aslında konusunuda özetliyor: "Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz. Tek yaptığımız bu."
AQWF, meşhur sahnelerin bir antolojisi gibidir: Ayres'in öldürdüğü bir adamla birlikte, top mermisinin açtığı bir çukurda sıkıştığı sahne; acemi erlerle, gazilerin toplantı yaptıkları ilk sahne; piyadelerin, makineli tüfek ateşi altında katledildiği sahnedeki görsel ritimler; Fransız çiftçi kızlarla birlikte gece yarısı yüzdükleri sahne; Ayes'in şaşkın okul arkadaşlarınayaptığı barışsever konuşma; ve final sahnesinde, askerin kelebeğe uzanan eli.
"Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok" modası çok çabuk geçen pek çok "mesaj" filminin aksine, Erich Maria Remarque'nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi hiç azalmamıştır. Lewis Milestone'nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen filmi, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklandı.

Zafer Yolları - Paths of Glory - 1957 - Stanley-Kubrick
Zafer Yolları, Humphrey Cobb’un Paths of Glory adlı romanından 1957 yılında uyarlanan siyah beyaz bir Stanley Kubrick savaş filmi. 1992 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından "kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli" filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi'nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.
Birinci Dünya Savaşı'nda Fransız general Broulard Almanların son derece güçlü birliklerle savundukları Ant tepesini ele geçirmeyi aklına koyar ve birliklerine taarruz emri verir. General Mireau ise bu kararın intiharla eşanlamlı olduğunu bilmesine rağmen kendi itibarını yükseltmek için adamlarını ölüme gönderecektir.
Albay Dax'in komutasındaki Fransız güçlerinin ilk saldırıları başarısız olunca bir grup asker siperleri terk etmeyi reddederler. Yenilgi karşısında çaresiz kalan fakat kararın hatalı olduğunu kendisine itiraf edemeyen Mireau topçu birliklerine kendi askerlerine ateş açmasını emretmeyi düşünecek kadar ileri gider, ardından isyankar askerlere ibret olması için üç askeri idam ettirmeye karar verir. Albay Dax adamlarının hayatlarını kurtarmak için onları savunur fakat ölümlerine engel olamaz.

Denizaltı - Das Boot - 1981 - Wolfgang-Peterson
1979 yılında çekilmiş 1981 yılında vizyona giren, İkinci dünya savaşında u 96 adlı tip 7 sınıfı alman U-boot mürettebatın konu alan film. Wolfgang Peterson yönetmenliğinde Almanca çekilen film yaklaşık 6 saatir. Savaşta Alman denizcilerin hayatlarını içinde bulundukları psikolojik durumu görsel bir anlatış biçimiyle dile getirmektedir. 1980'deki galasında zamanın ünlü isimleri filmi sonunda Wolfgang Petersonu ayakta alkışlamıştır. Diğer savaş filmlerinde olmayan savaşın insancıl boyutunu ortaya çıkartmıştır.
2.Dünya Savaşın'da görev yapan U-96 tipi bir Alman denizaltısı Atlas Okyanusu'ndaki normal devriye görevine çıkar.Gemide görevli personel haricinde bir subay da denizaltında yaşananları kaydetmek için sefere katılır.
Gemi normal seyrinde iken okyanusta detroyer koruması olmadan seyreden 5 gemilik bir filoyla karşılaşır.Kaptan biraz tereddütden sonra saldırı emri verir.Fakat o anda,saldırı öncesi göremedikleri bir destroyerin üzerlerine saldırdığını görürler.Dibe dalarak kaçmaya çalışsalar da destroyer peşlerini bırakmaz.Muhabir subay herşeyin bittiğini ve kurtuluş imkanı kalmadığını düşünerek uykuya dalar.Uyandığında herşeyin normale döndüğünü ve destroyerden kurtulduklarını görür.Bu olaydan sonra karargah tarafından asıl üsleri olan La Rochelle yerine Cebelitarık'dan geçerek İtalya'da La Spezia limana dönmeleri emredilir.Daha öncesinde 2.dünya savaşında tarafsız olan ispanya'da tedarik için alman gemileri ile buluşacaklardır .

Er Ryan'ı Kurtarmak - Saving Private Ryan - 1998 - Steven Spielberg
Er Ryan'ı Kurtarmak (Saving Private Ryan), Steven Spielberg tarafından yönetilerek, Robert Rodat tarafından yazılan, II. Dünya Savaşı konulu bir savaş filmidir.
Film, Yüzbaşı John M. Miller (Tom Hanks) ve yanında bulunan askerlerin (Tom Sizemore, Edward Burns, Barry Pepper, Vin Diesel, Giovanni Ribisi, veAdam Goldberg), diğer üç kardeşi savaşta sırasında farklı cephelerinde ölen, bunun sonucunda eve dönüş vizesi alan James Frencis Ryan isimli askeri bulmaya çalışırken başlarından geçenleri konu almaktadır.
Filmin ilk 20 dakikasındaki Normandiya Çıkarması sahnelerinin, dünya sinema tarihindeki yeri ayrıdır. Film eleştirmenleri bu sahneleri aşırı gerçekçi olarak nitelendirmiştir. Bununla beraber yapıldığı yılın en iyi film Oscar'ını alamaması film eleştirmenleri tarafından Oscar tarihinin ayıpları listesinde yer alır. IMDB internet sitesinde sinema tarihinin en iyi 250 filmi listesinde 8.5 puan ile 43. sırada bulunmaktadır.

Çelik Miğfer - The Steel Helmet (1951, Samuel Fuller)
Samuel Michael Fuller (1912 - 1997), şiddet dozu yüksek savaş ve macera filmleriyle tanınan ABD' li sinema yönetmeni tarafından çekilen Çelik Miğfer şiddeti neredeyse bir gösteriye dönüştüren gerçekçi üslubu nedeniyle özellikle Fransız eleştirmenler tarafından çok beğenilmiştir. Fransızların aksine Kore Savaşı'nı ele aldığı film kendi ülkesinin eleştirmenleri tarafından tutucu ve şoven içerikleri nedeniyle eleştirilere uğramıştır.

Cezayir Bağımsızlık Savaşı - The Battle of Algiers (1966, Gillo Pontecorvo)
Yönetmenliğini Gillo Pontecorvo’nun üstlendiği “The Battle of Algiers” filmi 1964 yılında ilk kez gösterildiğinde Cezayirliler Fransa’yla giriştikleri bağımsızlık savaşlarını kazanalı iki yıl olmuştu. O zamanlar nüfusu 9 milyon olan Cezayir’in bir milyon kaybına neden olan bu kanlı savaşın ardından çekilen filmde yönetmen özellikle 1954 ila 1957 arasında Cezayir şehri ve Cazbah bölgesi FLN’nin (National Liberation Front) hareketi çerçevesinde gelişen politik ve toplumsal olayları konu edinmişti. Filmin tarafgirliği ve içeriği üzerine tartışmaya başlamadan önce “The Battle of Algiers”in gösteriminin 1971 yılına kadar Fransa’da yasak olduğunu, o yıldan sonraki gösterimlerinin büyük çoğunluğunun da Cezayir’de yapılan işkencelere dair sahneler sansürlenerek yayınlandığını belirtmekte fayda var. Bu anlamda bir sinema eseri olmanın ötesine geçip, siyasal ve toplumsal bir olguya dönüşen film, Vietnam (Viet Minh), İrlanda (IRA) ve Nikaragua (Sandinistas) gibi başka coğrafyalarda süre giden ulusal bağımsızlık hareketleri taraftarlarınca da sıklıkla izlenmiştir.
1950'lerin ikinci yarısında geçen film, Cezayir'in Fransa sömürgesi altından kurtuluşunun öyküsünü anlatıyor. Fransa tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Cezayir direniş örgütü FLN'nin dört yöneticisinin yakalanması etrafında dönen hikayede, işgal altındaki bir ulusun direnişi resmediliyor. Direnişin biçimi terörizm şeklini alırken, yönetmen Pontecorvo silahlı mücadelenin meşrutiyetini ispatlamaya girişiyor.

Kıyamet - Apocalypse Now (1979, Francis Ford Coppola)
Apocalypse Now, Vietnam Savaşı sırasında geçen, 1979 yapımı bir Amerikan savaş filmidir. Filmde ruhsal bunalımdaki kaydecek bir şeyi olmayan ordunun gözden çıkardığı askerin(martin sheen)yanına verdiği birkaç askerle vietnamın içlerine nehirde hedefe doğru ilerlerken başından geçenlerle savaşın acımasız ve vahşetini aynı zamanda kaosunu insanların ruhunu nasıl parçaladığını insanlıktan çıkardığını savaşın hiçbir zaman iyi olmayan en kötü yanlarını isabetli ve akışkan bir dille harmanlayarak izleyiciyi doyuruyor.
Film, Joseph Conrad'ın Heart of Darkness (Karanlığın Yüreği) isimli romanının uyarlamasıdır. Kurtz, Amerika ordusundan bağımsız olarak, yerlilerden ve ona katılmış diğer Amerikalı askerlerden oluşan tarikat benzeri topluluğu ile, Kamboçya'nın iç bölgelerinde Kuzey Vietnam'lılara karşı savaşmaktadır. Yüzbaşı Willard ise, Kurtz'u bulmak ve yoketmekle görevlendirilmiştir. 31,500,000 $ bütçeli bir film olan Apocalypse Now, ilk defa Cannes'da izleyicilerle buluşmuştur. Filmin tamamı 153 dakika sürer. Müzikleri ise Carmine Coppola ve Francis Ford Coppola tarafından yapılmıştır.
"Apocalypse Now", 2000 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından "kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli" filmler arasına seçilerekABD Ulusal Film Arşivi'nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.

Kara Şahin Düştü - Black Hawk Down (2001, Ridley Scott)
Kara Şahin Düştü, yönetmenliğini Ridley Scott'ın yaptığı 2001 yılı yapımı bir savaş filmidir. Mark Bowden'in yazdığı Black Hawk Down: A Story of Modern War (Kara Şahin Düştü: Modern Bir Savaşın Hikayesi) adlı kitaptan uyarlanmıştır. 2001 yılında Ses ve kurgu dallarında Akademi Ödülü kazanmıştır. Jerry Bruckheimer'ın yapımcılığını yaptığı film savaş ve kahramanlık konuludur. 1993'te Birleşmiş Milletler Barış Gücü birkaç Amerikan askerini Somali'ye gönderir. Operasyonda terslik olur ve kapana kısılırlar. 18 saatlik destek ekip bekleyişleri onlara çok şey öğretir.
